|
|
YUN : 1 TÜRKİYE: 4
Alex'in Nisan 1 şakası
X11 renk adları
HTML renk adlarına ek olarak, İnternet Explorer ve Mozilla Firefox gibi bazı web tarayıcıları bazı renk adları daha tanımlamışlardır. Kimi tarayıcılar algılamasa da, modern tarayıcılar listedeki tüm renkleri destekler.
| Renk adı
| hexadecimal
| Renk adı
| hexadecimal
|
| indianred
| #cd5c5c
| darksalmon
| #e9967a
|
| lightcoral
| #f08080
| salmon
| #fa8072
|
| orangered
| #ff4500
| red
| #ff0000
|
| crimson
| #dc143c
| firebrick
| #b22222
|
| darkred
| #8b0000
| mediumvioletred
| #c71585
|
| pink
| #ffc0cb
| lightpink
| #ffb6c1
|
| hotpink
| #ff69b4
| deeppink
| #ff1493
|
| palevioletred
| #db7093
| darkkhaki
| #bdb76b
|
| khaki
| #f0e68c
| palegoldenrod
| #eee8aa
|
| lightgoldenrodyellow
| #fafad2
| lightyellow
| #ffffe0
|
| lemonchiffon
| #fffacd
| yellow
| #ffff00
|
| gold
| #ffd700
| papayawhip
| #ffefd5
|
| moccasin
| #ffe4b5
| peachpuff
| #ffdab9
|
| cyan
| #00ffff
| aqua
| #00ffff
|
| aquamarine
| #7fffd4
| turquoise
| #40e0d0
|
| mediumturquoise
| #48d1cc
| darkturquoise
| #00ced1
|
| cadetblue
| #5f9ea0
| slategray
| #708090
|
| lightcyan
| #e0ffff
| paleturquoise
| #afeeee
|
| powderblue
| #b0e0e6
| lightsteelblue
| #b0c4de
|
| steelblue
| #4682b4
| lightblue
| #add8e6
|
| skyblue
| #87ceeb
| lightskyblue
| #87cefa
|
| deepskyblue
| #00bfff
| cornflowerblue
| #6495ed
|
| royalblue
| #4169e1
| mediumslateblue
| #7b68ee
|
| dodgerblue
| #1e90ff
| blue
| #0000ff
|
| mediumblue
| #0000cd
| darkblue
| #00008b
|
| navy
| #000080
| midnightblue
| #191970
|
| lightsalmon
| #ffa07a
| orange
| #ffa500
|
| darkorange
| #ff8c00
| coral
| #ff7f50
|
| tomato
| #ff6347
| orangered
| #ff4500
|
| aquamarine
| #7fffd4
| mediumspringgreen
| #00fa9a
|
| springgreen
| #00ff7f
| palegreen
| #98fb98
|
| greenyellow
| #adff2f
| chartreuse
| #7fff00
|
| lawngreen
| #7cfc00
| lime
| #00ff00
|
| lightgreen
| #90ee90
| yellowgreen
| #9acd32
|
| limegreen
| #32cd32
| mediumseagreen
| #3cb371
|
| darkseagreen
| #8fbc8f
| forestgreen
| #228b22
|
| seagreen
| #2e8b57
| green
| #008000
|
| olivedrab
| #6b8e23
| olive
| #808000
|
| darkolivegreen
| #556b2f
| darkgreen
| #006400
|
| mediumaquamarine
| #66cdaa
| turquoise
| #40e0d0
|
| lightseagreen
| #20b2aa
| darkcyan
| #008b8b
|
| teal
| #008080
| lavender
| #e6e6fa
|
| thistle
| #d8bfd8
| plum
| #dda0dd
|
| violet
| #ee82ee
| fuchsia
| #ff00ff
|
| magenta
| #ff00ff
| orchid
| #da70d6
|
| mediumorchid
| #ba55d3
| darkorchid
| #9932cc
|
| blueviolet
| #8a2be2
| darkviolet
| #9400d3
|
| mediumpurple
| #9370db
| slateblue
| #6a5acd
|
| purple
| #800080
| darkmagenta
| #8b008b
|
| darkslateblue
| #483d8b
| indigo
| #4b0082
|
| honeydew
| #f0fff0
| mintcream
| #f5fffa
|
| azure
| #f0ffff
| aliceblue
| #f0f8ff
|
| ghostwhite
| #f8f8ff
| whitesmoke
| #f5f5f5
|
| lavenderblush
| #fff0f5
| mistyrose
| #ffe4e1
|
| antiquewhite
| #faebd7
| seashell
| #fff5ee
|
| snow
| #fffafa
| white
| #ffffff
|
| beige
| #f5f5dc
| linen
| #faf0e6
|
| oldlace
| #fdf5e6
| floralwhite
| #fffaf0
|
| ivory
| #fffff0
| gainsboro
| #dcdcdc
|
| lightgrey
| #d3d3d3
| silver
| #c0c0c0
|
| darkgray
| #a9a9a9
| gray
| #808080
|
| dimgray
| #696969
| darkslategray
| #2f4f4f
|
| lightslategray
| #778899
| slategray
| #708090
|
| cornsilk
| #fff8dc
| blanchedalmond
| #ffebcd
|
| bisque
| #ffe4c4
| navajowhite
| #ffdead
|
| wheat
| #f5deb3
| sandybrown
| #f4a460
|
| goldenrod
| #daa520
| darkgoldenrod
| #b8860b
|
| peru
| #cd853f
| chocolate
| #d2691e
|
| maroon
| #800000
| saddlebrown
| #8b4513
|
| brown
| #a52a2a
| sienna
| #a0522d
|
| darkred
| #8b0000
| burlywood
| #deb887
|
| tan
| #d2b48c
| rosybrown
| #bc8f8f
|
| black
| #000000
|
| |
Yeni Sayfa 4
Web sitemiz hakkında ne düşündüğünüzü bilmek isteriz. Lütfen görüşlerinizi ortak konuk defterine yazın; böylece düşüncelerinizi diğer ziyaretçilerle paylaşabiliriz. Açıklamalarınızı Ekleyin Açıklamalarınızı gönderdikten sonra, kütüğe eklediklerinizi görmek için bu sayfayı tarayıcınızla yeniden yüklemeniz gerekir.
PRATİK BİLGİLER
Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce, vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın. Vidayı öyle takın .
2) Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika buhara tutun .
3) Makasınızı bilemek istiyorsanız, zımpara kağıdı kesin.
4) Halıdaki sigara yanıklarından, yanık yerler üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz .
5) Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin. İzden eser kalmadığını göreceksiniz .
6) Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup olmadığını kontrol edin. Açıksa zedelenebilirler .
7) Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine koyun Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz.
8) Satın aldığınız plastik ve cam eşyaların üzerine* yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayıp yıkayın Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır.
9) Ütü yapmayi kolaylastirmak ve süreyi azaltmak için ütü masasinin kilifinin altina alüminyum folyo koyun. Sicagi geri yansitacagindan ütü yapmak daha kolay olacaktir.
10) Bez pabuçlarin temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçlari bir yastik kilifinin içerisine koyun. Kilifin agzini kapayin ve çamasir makinasinda yikayin. Yeni gibi olacaklardir.
11) Buz kaliplarinizi su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon ve dilediginiz meyve parçaciklari yerlestirirseniz dekoratif buzlar elde etmis olursunuz.
12) Eger ayaklariniz çok isinip sisiyorsa onlari saatlerce sicak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayin. Bilekleriniz ve ayaklariniz sismeyecektir.
13) Eger ayaklariniz çok hassas ise, sicak havalarda sikayetleriniz artiyorsa, her sabah bir kaç damla zeytinyagi ile ovalayin .
14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yikamada bir gece soguk suyun içerisinde bekletin, sonra yikayin, çekmeyeceklerdir.
15) Dirsek ve topuklarinizin sertlesmesini istemiyorsaniz, bir dilim limon ile ovun. Böylece yumusacik olacaklardir.
16) Yeni bir tava satin aldiginizda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatin. Bu islem ilerde kizartmalarinizin tavaya yapismasini önleyecektir.
17) Cevizle dost olun. Içindeki yag beyin hücreleri için çok yararlidir. Kan sekerini düsürdügü için seker hastalarina da uzmanlar tarafindan tavsiye edilir .
18) Duvariniza çivi çakacaginiz zaman isaretlediginiz yerin üzerine çapraz bant yapistirin. Çiviyi öyle çakin. Böylece duvarin alçisini çatlatmamis olacaksiniz.
19) Kizartma yagini bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanilir durumda olup olmadigini anlamak için kizgin yagin içerisine bir dilim ekmek atin. Ekmekte kara lekeler olusmuyorsa kullanabilirsiniz.
20) Cevizlerin kabuklarini kolayca açabilmek için onlari bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dagilmayacaktir.
21) Unlarinizin böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet defne yapragi koyun.
22) Firinda patates yapmadan önce , 10-15 dakika haslayin ve çatal ile delin. Daha kolay pisecektir.
23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanin içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüsmesini önler.
24) Kullanilmis limon kabuklarini rendeleyip seker ile karistirin. Kavanozun içerisinde buzdolabinda uzun bir süre saklayabilirsiniz. Böylece pasta yaparken elinizin altinda hazir bulunur.
25) Kabarik bir omlet yapmak istiyorsaniz, bir çorba kasigi suyun içerisine bir çay kasigi misir unu karistirin.Hazirladiginiz karisimi yumurtaya ilave edin. Böylece kabarik bir omlet yapmis olacaksiniz.
26) Sarimsaklarinizi her zaman elinizin altinda hazir bulundurmak istiyorsaniz kabuklarini soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyagi koyarak muhafaza edebilirsiniz. Ayrica bu yag. yemeklerinize, salatalariniza ayri bir lezzet katacaktir.
27) Peyniri kolay rendelemek için, 15 dakika buzlukta bekletin.
28) Bisküvileriniz yumusamissa onlari birkaç dakika firinlayin.
29) Çekmeceleri içini bosaltmadan temizlemek istiyorsaniz,elektri süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.
30) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman üzerine koydugunuz baharatlardan içine de koyun. Böylece daha lezzetli olur.
31) Domates salçaniz çok eksi ise içerisine bir havuç rendeleyin. Havuç, salçanizi (sosunuzu) tatlandiracaktir.
32) Mantarlarin daha lezzetli olmasi için pisirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pisirin.
33) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman bir limonu ikiye bölün, yarisini tavugun üzerine bastirarak iyice sürün. Diger yarisini ise tavugun içerisine yerlestirin. tavugunuz nar gibi kizaracaktir.
34) 2 Çorba kasigi yogurdu, sulandirilmis 1 çorba kasigi salçayi ve birazda zeytinyagini derin bir kabin içerisinde karistirin.Firina koymadan önce tavugun her tarafina sürün. Çok daha lezzetli olacaktir.
35) Hazirladiginiz kekin ortasina malzeme koyacaginiz zaman biçak ile kesmenize gerek yok. Dikis ipligini kekin etrafina gerip dikkatlice çektiginiz zaman düzgün bir sekilde kesildigini göreceksiniz.*
36) Hazirladiginiz kekin, firinda pisirirken çökmemesi için hamuru kalibi ile birlikte firina koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.
37) Pisirdiginiz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme seker yada limon suyu koyun.
38) Hazirladiginiz omletin tavaya yapismamasi için, önce tavayi ocaga koyup iyice isitin sonra yagi döküp kizdirin. Daha sonra karisimi tavaya alin ve ocagin altini kisin.
39) Kesilmis ve açik havada kalmis sogan zararlidir.Kullanmadiginiz sogan parçalarini saklamayin.
40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazirladiginizda onlardan bir miktarini buz kaplarina yerlestirin. Kokteyllerin içerisine bunlari kullanin Böylece sulanip tatlarini kaybetmeyeceklerdir .
41) Kuru soganlari kese kagidina sardiktan sonra buzdolabinin sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasini önlemis olursunuz.
42) Kizarttiginiz tavugun tekrar isittiginizda lezzetini kaybetmesini istemiyorsaniz tavuk parçalarini bir süzgece koyun.Tencerenin içerisinde su kaynatin ve süzgeci üzerine oturtun.Buharda isitilan tavuk lezzetinde hiçbir sey kaybetmeyecektir.
43) Satin aldiginiz kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayin.
44) Evde pasta yaparken kullandiginiz meyve sekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsaniz hazirladiginiz hamura bir miktar *misir unu ilave edin. Meyveler piserken sulari yogunlasir ve dibe çökmezler.*
45) Kek kalibinizin içine hamurunuzu dökmeden önce ortasina bir serit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pisirdikten sonra kolayca çikartabilirsiniz.
46) Sogan, sarimsak kesmeden önce parmaklariniza limon suyu sürerseniz , istemediginiz kokulardan kurtulmus olursunuz.
47) Kizartma kokularinin bütün eve yayilmamasi için yagin içerisine bir iki dal maydanoz atin.
48) Lambalarinizin üzerine kullanmadiginiz kokularinizdan veya biraz vanilya sürerseniz, lambalarinizi yaktiginizda mis gibi koku yayilacaktir.( Fazla sürmeyin.)
49) Parfümü bitmis küçük parfüm siselerini atmaya kiyamiyorsaniz onlari çamasir dolabiniza koyun. Böylece çamasirlarinizin hos kokmasini saglarsiniz.
ŞİFALI BİTKİLER
ADAÇAYI
( SALVİA
OFFİCİNALİS) Antiseptik,bellek
güçlendirici,yorgunluk ve stres giderici,uyarıcı,güç verici, midevi
özelliktedir.Östrojenik özelliği nedeni ile menapoz sıkıntıları ve ağrılı
period dönemlerinde kullanılır.Nefes açıcıdır ve üst solunum
enfeksiyonlarında antibaktariyel özelliği vardır. Gargara
yapılarak,larenjit,bademcik,boğaz ağrılarında,ağız ve dişeti ülserinde
antiseptik olarak kullanılır.Ter kesicidir. Ayrıca baharat olarak kullanılır.
Adaçayı ismi latincede
"iyileştirme" anlamına gelen "salvare" sözcüğünden ortaya çıkmıştır. Geçmiş
çağlardan beri tüm dünyaca kullanılan bir bitkidir.
Adaçayının sinirleri
uyarıcı, mikrop öldürücü, ateş düşürücü özellikleri vardır.
Hormon salgılarını uyarıcı
(özellikle östrojen) özellikleri vardır. Suyu gargara yapılırsa dişetlerine ve
bohaz iltihaplarına faydası vardır. Tansiyon düşüklüğüne iyi gelir. Aşırı
terlemelerde kullanılır. Tansiyonu yüksek olan kişiler uzun süre
kullanmamalıdır.
ANASON (FRUCTUS
ANİSİ) Anason genellikle gaz
söktürücü olarak kullanılmaktadır. Süt artırıcı etkisi de vardır. Sinirleri
rahatlatıcı uyku verici etkisi vardır. Adet ağrılarında ve menapoz dönemlerinde
kullanılabilir. Havanda 1 çay kaşığı anason hafifçe ezilerek 1 su bardağı kaynar
suda 10 dakika demlenerek içilebilir.
ALTIN OTU
(HERBA
CETERACHİ) Altın
otunun idrar söktürücü ve antiseptik özellikleri vardır. Böbrek taşlarında ve
hemoroid sorunlarında kullanılabilir. Nefes darlığında da kullanıldığı
bilinmektedir. İdrar yolu enfeksiyonlarında kullanılabilir.
ARDIÇ
TOHUMU (FRUCTUS
JUNİPERİ) Ardıç tohumu idrar artırıcı,
terlemeyi hızlandıran, antiseptik özelliği olan bir tohumdur. İdrar yolları
hastalıklarında kullanılabilir. Aşırı dozda kullanılmamalıdır, böbrekleri
tahriş edebilir.
AYRIK
KÖKÜ (RHİZOMA
GRAMİNİZ) Ayrık kökünün idrar artırıcı
ve taş düşürücü özelliği vardır. Mısır püskülü ve avakado yaprağı ile birlikte
kaynatılarak suyu içilirse böbrek taşlarında çok daha etkili
kullanılmaktadır.
BİBERİYE (FOLİUM ROSMARİNİ)
Biberiye bitkisinin yaprağı
ve yaprağından elde edilen uçucu yağının birçok faydası vardır. Kan dolaşımını
hızlandırıcı etkisi vardır. Düşük tansiyonu biraz yükseltir. Yüksek tansiyonu
olanların dikkatli kullanması gerekmektedir. Hazmı kolaylaştırıcı, safra
artırıcı özellikleri vardır.
Yağları eritici, kolesterolü
düşürücü etkileri vardır. Damar tıkanıklıklarında kullanılabilir. Toksinlerin
atılmasını sağlar. Bazı kanser türlerinde de kullanmaktayım. Biberiye yağı
haricen romatizma tedavisinde de kullanılır.
CİVANPERÇEMİ (HERBA ACHİLLE
MİLLEFOLİİ) Civanperçemi de birçok
rahatsızlıkta kullanılan etkili bir bitkidir. Yara kapatıcı, damar büzücü etkisi
vardır. Dahilen ve haricen hemoroid tedavisinde kullanılabilir. Ülser ve gastrid
de faydalıdır. Adet söktürücüdür ve adet sancılarına iyi gelir. Menapoz
dönemlerinde faydalıdır. Mesane (İdrar kesesi) sarkmalarında kullanılabilir.
Kanser tedavisinde de yer alması gereken bitkilerdendir.
ÇAM
SAKIZI
(TEREBENTHİNA) Çam türlerinin gövdelerini
yaralayarak elde edilen özdür. Yara kapatıcı ve antiseptik özelliği vardır.
İdrar yolları sorunlarında kullanılır. Ülser ve gastridi tedavi edici özelliği
vardır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında etkilidir. Tüberküloz
tedavisinde kullanılabilir. Akciğerdeki sigara gibi zararlı maddelerin bıraktığı
artıkların balgamla atılmasını sağlar.
DEFNE (FOLİUM
LAURİ) Defne yaprağının antiseptik
özelliği vardır. Aynı zamanda midevi özelliklerinden dolayı çok kullanılan bir
baharattır. Sinirleri rahatlatıcı etkisi vardır. Sinir sistemi
rahatsızlıklarında kullanılabilir. Yaprağından elde edilen uçucu yağı buğu
halinde teneffüs edilerek sinirsel rahatlık sağlar ve bronşite de faydalıdır.
Defne tohumundan elde edilen
yağın cilde faydası vardır. Sabun yapımında da kullanılır. Yaprağından ve
tohumundan elde edilen yağlar karıştırılarak romatizmada haricen kullanılır.
FUNDA
YAPRAĞI (HERBA
ERİCAE) Funda yaprağı iyi bir böbrek
çalıştırıcı ve idrar söktürücüdür. Piyasada bulunan birçok zayıflama çayının
içerisinde bulunur. Yemeklerden sonra 1 su bardağı kadar içilirse yağların
eritilmesinde yardımcı olur. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir.
HATMİ (FLOS ALTHAEA)
Kış aylarında kuşburnu ve
ıhlamur ile birlikte gün içerisinde bolca içilmesi gereken bir bitkidir.
Öksürüğe ve soğuk algınlığına iyi gelir. Ekşi tadı ve kırmızı renk verdiği için
piyasada kuşburnu ile karıştırılarak satılmaktadır.
HİNDİBA
(FOLİUM
CİCHORİİ) Hindiba çok eski dönemlerden
beridir kullanılan, İbni Sina nın da üzerinde önemle durduğu bir bitkidir.
Karaciğer hastalıklarında, kolesterol yüksekliğinde kullanılabilir. İdrar
artırıcı ve gaz söktürücü özelliği de vardır.
IHLAMUR (FLOS
TİLİAE) Ihlamur herkesin bildiği ve
özellikle kışın çok kullanılan bir bitkidir. Soğuk algınlıklarında ve
öksürükteki faydaları artık kesinleşmiştir.
Fakat kullanırken birkaç
ayrıntıya dikkat etmek gerekir. Ihlamurun yaprakları 4-5 dakika kaynatılarak
suyu içilmelidir. Öksürük ve soguk alğınlığında kullanılan, göğüs yumuşatıcı
etkisi yapraklarından kaynaklanmaktadır.
Çiçeği daha çok sinirsel
rahatlık sağlamaktadır. Çiçeklerinin kaynatılmadan, yani kaynar suda 15 dakika
kadar demlenerek içilmesi daha uygundur.
ISIRGAN (SEMEN
URTİCAE) Isırgan bitkisi herkesin
zaman zaman çok defa ismini duyduğu bir bitkidir. Kullanım alanı çok geniş olan
bir bitkidir. İçeriğinde potasyum tuzları, formik asit gibi organik asitler,
histamin, asetilkolin ve c vitamini bulunmaktadır.
Kan temizleyici, idrar
artırıcı etkileri vardır. Tohumunun ve yaprağının vücutta zararlı yeni
oluşumları engelleyici etkisi vardır. Yani kanser veya zararsız tümörlerin
oluşumunu önler. Fakat abartıldığı gibi ileri derecedeki kanserli bir hastayı
iyileştirmez. Böbrek yetmezliği olan kişilerin fazla kullanmaması tavsiye
edilir.
KANTARON (HERBA
CENTAURİİ) Kantaronu kırmızı ve sarı
kantaron olarak ikiye ayırabiliriz. Sarı kantaron sinir sistemi üzerine
etkilidir. Uykusuzluğa iyi gelir. Kaynar suda demleyerek içilebilir. Veya
alkolde 1 hafta bekletilerek süzülüp içilebilir.
Kırmızı kantaron ise daha
çok mide, bağırsak sorunlarında kullanılır. Mide ülseri ve gastrit sorunlarında
çok etkilidir. Piyasada satılan kantaron yağları kantaronun zeytinyağında
bekletilmiş halidir.
KARABAŞ
OTU (FLOS LAVANDULAE
ROMANAE) Karabaş otu benim birçok
rahatsızlıkta kullandığım bitkilerdendir. Karabaş otu bir lavanta türüdür. Sinir
sistemi rahatsızlıklarında kullanılabilir. Kalp damar sorunlarında,
kolesterol ve trigliserit i düşürücü olarak kullanılabilir.
Antiseptik özelliği vardır.
Sara, migren ve astım hastalığında kullanılabilir. Sedef ve egzama terkiplerimde
de yer almaktadır. İdrar yolları iltihaplarında da kullanılır.
KEKİK (HERBA
THYMİ) Kekik halk arasında bolca
kullanılan bir bitkidir. Şekeri dengeliyici özelliği vardır. Kanı ve karaciğeri
temizleyici etkisi vardır. Antiseptik özelliği vardır. İshali keser. Yağının
bağırsak parazitlerini düşürücü etkisi de vardır.
Yüksek kolesterolde
faydalıdır.
Yüksek tansiyon sorunu
olanlar fazla kullanmamalıdır.
KETEN
TOHUMU (SEMEN LİNİ)
Keten tohumu yan etkisi
olmayan çok faydalı bir bitkidir. Yemeklerden önce 1 yemek kaşığı keten tohumu
su ile içilirse bağırsakları çalıştırır.
Halk arasında çok sık
kullanılan sinemaki yerine keten tohumu kullanılmasını tavsiye ederim.
Kansızlık tedavisinde
kullanılabilir.
Keten tohumunda bulunan
yağlar kalp damar sorunlarında çok faydalıdır. Kolesterolü düşürücü etkisi de
vardır.
Tohum halinde alınıp
ezilerek yenebilir.
MEYAN
KÖKÜ (RADİKX LİQUORİCE)
Türkiye de farklı bölgelerde
yetişmektedir. Daha çok Güneydoğu ve Ege de yetişmektedir. Taşıdığı glikozit
yapısındaki maddelerden dolayı şekerden daha tatlı bir tadı vardır. Akciğer
hastalıklarında kullanılabilir, balgam söktürücüdür, sindirim sistemine
faydalıdır, ülser ve gastritte etkilidir, idrar söktürücüdür.
Kortizona benzer etkiler
gösteren şekerler, flavonoidler, kumarinler ve östrojene benzer bitki
kimyasalları içerir.
Meyankökünde bulunan
glirizin adlı madde, erkeklerde testosteron hormonunun prostat kanserine neden
olan zararlı bir maddeye dönüşümünü engeller. Bağışıklığı güçlendirir. Ancak
fazla alındığında şekeri ve tansiyonu yükseltebilir.
OĞUL
OTU (MELİSSA OFFİCİNALİS)
Yurdumuzda çoğunlukla
Akdeniz bölgesinde yetişir. Bileşiminde tanen, sitral, sitronellol, linelol
bulunur.
Başlıca etkisi yatıştırıcı
özelliğidir. Uykusuzlukta, sinirlilik durumlarında, sinirsel kalp
çarpıntılarında ve tüm sinirsel kökenli rahatsızlıklarda kullanılabilir. Yan
etkisi yoktur diyebiliriz. Bu bitki halk arasında "kalp damar tıkanıklığına iyi
geliyor" diye bilinir fakat etkisi sadece sinirsel kalp çarpıntısını
engellemesidir.
PAPATYA (FLOS CHAMOMİLLE)
Dünyanın birçok yerinde
yaygın olarak yetişir.
Çayı sinirsel rahatlık
sağlar. Vücuttaki tüm ağrılara , adet sancılarına iyi gelir.
Spastik kolit hastalığında
kullanılabilir.
Suyu saçlara parlaklık
vermek için kullanılabilir. Kaynatılarak saçlar yıkanabilir.
SARISABIR (ALOE VERA)
Son günlerde bir hayli ismi
duyulan bu bitkinin başlıca 2 etkisi vardır. Birincisi çok iyi bir nemlendirici
olmasıdır. Bu yüzden yanık tedavisinde kullanılabilir. Yaraların mikrop
kapmasını engeller ve daha kolay kapanmasını sağlar. İkinci faydası ise mide
bağırsak sistemine çok faydalıdır. Bağırsaklardaki mukozayı güçlendirir. Ülser,
gastrit ve spastik kolit de faydalı olabilir.
Bazı firmaların bu bitkiyi
her derde (kanser, siroz, sedef, vitiligo gibi) deva olarak sattığını
duymaktayım. Bu yanlıştır, abartmamak gerekir. Az önce bahsettiğim sağlık
sorunlarında kullanılması daha doğru olur.
REZENE (Foeniculum Vulgare)
Anason benzeri olup,daha çok
aynı amaçlarla çocuklarda yada daha küçük bebeklerde tercih edilir.
KUŞBURNU (Rosa
Canina)
Portakal ve limondan 10 kat
daha fazla vitamin C içerir. Ayrıca B vitamini içermektedir. Bağışıklığı
güçlendirici,gaz giderici,diüretik,tonik,astringent ve midevi özelliktedir.
Böbrek taşları ve kumların oluşmasını önler,birikmiş olan ürik asidi vücuttan
atar, gut ve romatizmada kullanılır.
ELMA (Fructus Mali)
Diyetik lifli (pektin),
sindirim sistemini güçlendirici, bağırsak temizleyici ve hareketlerini
düzenleyicidir.
ALIÇ (Crataegus monogyna)
Yörsel Adları:
Yemişen,
Edran, Geviş, Akdiken Kullanım Alanları:
Kalp
hastalıkları, kalp ritim bozukluğu, kalp kasları zafiyeti, kalp krizi sonrası
yüksek kan basıncı. Not: Tıbbî tedaviyi
destekleyici olarak da kullanılabilir. Sürekli kullanımda bile hiçbir yan etkisi
yoktur, bağımlılık oluşturmaz.
ATKUYRUĞU (Equisetum
arvense) Yörsel Adları:
Kırkkilitotu, Zemberekotu. Kullanım Alanları:
Romatizma,
gut, kronik öksürük, bacak ödemleri, idrar yolları ve böbrek iltihabı, akciğer
hastalıkları, dişeti ve ağız iltihabı. Not: Ödem çözücü
niteliğinden ötürü ağır kalp ve böbrek hastaları, doktora danışarak
kullanılmalıdır. Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
KÜÇÜK ÇİÇEKLİ YAKIOTU:
(Hypericum perforatum) Kullanım Alanları:
Prostat
büyümesinden kaynaklanan idrar zorluğa karşı. Not: Uzun
süreli aralıksız kullanımlarda, bazı bünyelerde kabızlığa yol açabilir. Bilinen
başka bir yan etkisi yoktur.
MELİSA: (Melissa
officinalis) Yörsel Adları:
Oğulotu,
Kovanotu, Limonnanesi. Kullanım Alanları:
Uyku
bozuklukları, sinirsel rahatsızlıklar, işlevsel kalp rahatsızlıkları,
sinilsel kaynaklı mide ve bağırsak rahatsızlıkları, organizmanın
dengelenmesi ve savunma gücünün yükseltilmesi. Not:
Bilinen hiçbir yan
etkisi yoktur.
ÖKSEOTU: (Viscum album)
Yörsel Adları:
Çekem, Burç, Gevele,
Gövelek, Gökçe. Kullanım Alanları:
Yüksek kan basıncı,
alçak kan basıncı, hormon dengesi, elipsi, kronik kramplar, histeri, atardamar
sertliği, kalp yetmezliği, kalp ritim bozukluğu, menapoz sıkıntılarının tümü,
kalp krizine karşı önlem, kalp krizi sonrası önlem. Not:
Albümine karşı duyarlı kişilerin ve tüberkiloz
hastalarının kullanması doğru olmaz. Önerilen dozajlarda kullanıldığında bilinen
hiçbir yan etkisi yoktur.
MAYIS PAPATYASI: (Chamomilla
recutita) Yörsel Adları:Yörsel Adları:
Tıbbî
papatya, Babunç. Kullanım Alanları:
Bebeklerin
ve küçük çocukların rahatsızlıklarına karşı, kramp çözücü, yatıştırıcı, gaz
söktürücü, tüm mide rahatsızlıkları, safrakesesi kaynaklı mide
rahatsızlıkları, sinirsel kaynaklı mide rahatsızlıkları, üst solunum
yolları tahriş ve iltihabı, zor iyileşen yaralar, anal ve vajinal bölge tahriş
ve iltihabı, kronik nezle, kronik ağız içi iltihabı, sinirsel rahatsızlıklar.
Not:
Papatya çayı ile göz banyosu yapılmamalıdır.
Konjoktivit'e yol açabilir. Önerilen dozlara uyulduğunda, bilinen hiçbir yan
etkis yoktur.
SİNAMEKİ: (Cassia
angustifolia) Kullanım Alanları:
Genel
anlamda kabızlık. Not: Kanyatılarak demlenip
içilen çay, dışkıyı sulandırarak ishal benzeri dışkılamaya sebep olur ve
böylece, bağırsak dengesi olumsuz etkilenebilir. Sinameki çayı, kaynar suyla
haşlanarak demlenip, ılıklaşınca içildiğinde, dışkıyı yumuşatır ve dışkılamayı
kolaylaştırır. Soğuk suda 10-12 saat bekletilerek de demlenilebilir.
AYNISAFA: (Calendula
Officinalis) Kullanım Alanları:
Lokal deri
problemlerinin dıytan tedavisinde kullanılan en önemli bitkidir. Tüm yüzeysel
yarala, ezikler, güneş yanıklarına karşı etkilidir. Mide ve oniki parmak
bağırsağı ülserine karşı kullanılabilir. Merhemi, mantar rahatsızlıklarında
(Özellikle kaşıntılı ayak mantarı) çok etkilidir. Not:
Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Alerjilere çok
ender rastlanır.
KEDİOTU KÖKÜ: (Valleriana
officinalis) Yörsel Adları:
Kırmızı
Kantaron, Kırmızı Mahmuz Çiçeği. Kullanım Alanları:
Sinirsel
kalnaklı tüm rahatsızlıklar ve ağrılar, stres kaynaklı gerginlik, endişe, korku
ve sinirlilik halleri, uyku bozuklukları, baş ağrısı, migren, sinirsel kalp
çarpıntısı, histeri, dişilik organı ağrıları, sinirsel kaynaklı mide
şişkinlikleri ve ağrıları, menepoz rahatsızlıkları. Kediotu yatıştırır
ve rahatlatıcı bir canlılık kazandırır. Not: Bilinen hiçbir yan
etkisi yoktur.
FRENK KİMYONU: (Carum cavri)
Yörsel Adları:
Karaman
Kimyonu, Nemse Kimyonu, Ermeni Kimyonu. Kullanım Alanları:
Mide
şişkinliği, kramplı mide ve bağırsak rahatsızlıkları, sinirsel mide ve kalp
rahatsızlıkları, bebek, çocuk ve yetişkinlerde gaz söktürücü, mideyi
güclendirici, safrakesesi salgılarının dengelenmesi, genç kızlarda ağrılı âdet
görme ve salçalı ağır et yemeklerinde, sindirimi kolaylaştırıcı baharat olarak.
Not:
Bilinen
hiçbir yan etkisi yoktur.
EĞİR KÖKÜ: (Acorus calamus)
Yörsel Adları:
Hazanbel,
Azakeğeri. Kullanım Alanları:
Sindirim
sistemini güçlendirici, mide asitlerini yatıştırıcı, iştah açıcı, sindirim
sistemini uyarıcı, vejetatif sinir sistemi kaynaklı mide ve bağırsak
hastalıkları, kötü karakterli bağırsak hastalıkları, ısınmayan el ve ayaklar.
Not:
Anne adaylarının kullanması doğru olmaz, Uzun süre
aralıksız kullanılmamalıdır. Dozajlara uyularak uygulanan 2-3 haftalık
tedavi sürelerinde hiçbir yan etki oluşturmaz
1. Tırmandığınız Kaya ile Kertenkele Kadar Bütünleşmelisiniz.
Dağcı tırmanmaya başlamadan önce bizim için sadece bir maceraperesttir. Tırmanırken ona “Bu düpedüz deli” diyebiliriz. Zirveye ulaştığında ise o hepimiz için sadece bir kahramandır. Sadece bir kahraman....
Dağcımız malzemesi olmadan, malzeme yardımı ile tırmanmaya çalışan iki dağcıyı geçer. Böyle inanılmaz başarıyı nasıl mı yaptı. Tek cevapla motivasyon sayesinde. Zihni ve bedeni hep o anla yalnızca tırmanış anıyla bütünleşti. Tırmanma dışında ne hayal kurdu ne de zirveye ulaşabilmeyi düşündü. Tırmanmaya karar verdiğinden itibaren, yalnızca tırmanmayı düşündü. Çünkü hedefe ulaşmak için motivasyon çok önemlidir.
2.Çiçekleri Görüyor Musunuz?
Etrafınıza bir daha göremeyecek gibi bakınız. Bir daha duyamayacak gibi dinleyiniz. Çünkü o zaman her zaman bakıp ta göremediğiniz, fark edemediğiniz, duyamadığınız şeyleri, fark edip, görüp, duyacaksınız. İşte o zaman şükredeceksiniz. Ben nelere sahipmişim diye şaşıracaksınız. Elinizdekilerin değerini, sahip olduğunuz şeylerin ne kadar üstün olduğunu bilelim. Çünkü sahip olunan şeylerin değeri kaybedilince anlaşılır.
İnsan elindekilerin değerini en basitinden bir çiçeğe, tatlı bir gülümsemeye ve hoş bir masumiyetle bakarak anlayabilir. O çiçekte tüm sırlar, tüm kelimeler, tüm gerçekler gizlidir.
3.Hedef Titremeyen Bir El İster.
Eğer büyük bir gayeniz, hedefiniz varsa mekanik zevklerinizi terk edeceksiniz. Öyle ki bu mekanik zevkler, payenize duyduğunuz büyük aşkı basit bir cilvelenme seviyesine düşürür. Mekanik zevklerin her davetinde biraz daha sönmüş olarak dönersiniz. İçinizdeki tatlı dile kulaklarınızı tıkayacaksınız. Gerekirse o tatlı dili çekip koparacaksınız.
Hayatınız yaşam tarzınız, isteklerinizle özdeştir. Hedef dolu bir şarjör, iyi kavranmış bir kabza, örselenmiş bir yiv, tutukluk yapmayan bir mekanizma, gezden gözden arpacıktan bakan bir göz, nihayet titremeyen bir el ister.
4.Gücünüzü Kötü Alışkanlıklarınızı Beslemek İçin Kullanmayın.
Monteigne’e göre alışkanlıklar öyle gürültü yaparak gelmiyor. Yavaş yavaş sinsice içimize adımını atar. Başlangıçta kuzu gibi sevimli, alçak gönüllüdür. Ama zamanla oraya yerleşip kökleşti mi öyle azılı, öyle amansız bir yüz takınır ki kendisine gözlerimizi bile kaldırmaya izin vermez.
Önemsenmeyen bir hareket, küçük bir girişim, alışkanlıklara mal olabilir. Olabilecek “Bir şey olmaz” demek kadar kötü bir başlangıç olamaz. Alışkanlıklar enerjimizi ve zamanımızı bizimle paylaşırlar. Öyleyse bizim “dost” alışkanlıklara ihtiyacımız var.
Kötü alışkanlıklara doğru ilk adımı atan birisi kendi düşmanlarını eğitmeye başlamış demektir.
5. İnsan İçin Çalıştığından Başkası Yoktur.
Başarmak için gerekli bir çok kuvvete sahip olabiliriz. Ama bunlara sahip olduğumuz halde çalışmazsak başaramayız. İnsanın her yaptığı kendinedir. Her insan kendi işini kendi halletmelidir. Kendine güvenmelidir. Öyle ki başkalarının yaptığı şeyden iş çıkmaz. Tutunun ve yürüyün.
6. Bilgiyi Kaynağına Bakarak Küçümsemeyin.
İnsan hayatında ki en tehlikeli kısıtlama bilginin kaynağına bakılarak bilgiyi reddetme tavrıdır. Size aktarılan bilgi hakkında bilgiyi aktaranın işine yarayıp yaramadığına bakarak karar vermek sizi o bilgiden mahrum eder.
Yemeğinize tat gelmesi için bir miktar tuz serpen birinin değeri yemeğine serpilen tuzun değerini düşürmez.
Bacakları yok diye bir adama adres sormaktan kaçınmayın. Belki yürüyemiyor ama oraları en iyi bilen adam o adam olabilir.
7.“Bütün Umudum Kendimde” Diyebiliyorsanız...
“Bütün umudum kendimde” dediğiniz ve bu sözün gerektirdiği gibi çalıştığınız takdirde başkalarını da yanınızda bulmanız zor olmayacaktır. Zaferin kendinize ait olduğunu anladığınız an içinizdeki zaferleri ortaya çıkarmak için çelikten bir irade ve inançla çalışmaya koyulduğunuz an etrafınızda size yardım edecekleri görürsünüz.
Zaferiniz başkalarına bağlı ise zaferden ümidinizi kesin.
8.İnsana İnsan Olduğu İçin Değer Verin.
Her peşin hüküm peşin hüküm doğuracağından insanca yaklaşım bize insanın ruh ve fikir atmosferinde rahat hareket etme imkanı verir. Böylece önyargılarımızı yeneriz.
Karşınızdaki insan kendine hangi değeri biçmiş olursa olsun siz ona değer verdiğinizi hissettirin. Kendine ait olmayan bir kalıba dökülmüş olabilir, bizzat kendinde bir hareket haline gelmiş olabilir. Yine takınacağımız tavır ona insan olmanın büyük değerini vermektir.
Yeryüzüne geldiğiniz her insanı bir ayna olarak kabul edin. Aynada göreceğiniz ancak kendinizsiniz. Öyleyse aynada görmek istediğiniz gibi hareket edin.
9. İşinizi En Mükemmel Bir Şekilde Yapın.
Ne yapıyor olursanız olun en mükemmel şekilde yapmaya çalışın. Hiç kimsenin gücü mükemmel bir işi görmezliğe gelmeye yetmez. Mükemmel bir iş kendini mükemmel bir şekilde kabul ettirir. İşinizin ehli olun. Bunun için hiçbir fedakarlıktan kaçmayın.
10.İşimizin İsimsiz Kahramanı Olabilmeliyiz.
İsimsiz kahraman insanlığa faydalı olacak her şeyde kendisinde bir sorumluluğu olduğuna inanan, bunun için fedakarlığa hazır bulunan bir insandır.
“Ben yardım etmezsem bu adam ölecek”, “Ben yardım etmezsem bu iş yarım kalacak” düşüncesi iliklerimize işlemiş bir samimiyetle yaşamalıyız.
İşimizin, amacımızın, fikrimizin isimsiz kahramanı olabilirsek kahramanlığa isim olabiliriz.
11. Komik Adam Olmayınız.
Şiddetli böbrek sancısı çeken birisi karşınızda inlemeye başlarsa o sancıyı siz de çekersiniz. Yüzünüzdeki ifade inleyen hastanın yüzündeki ifadeye benzer böbrek sancısının ne kadar yıldırıcı olduğunu anlatmak için sancı çekiyormuş taklidi yapan birisi ise size pek komik gelir.
Kendinizi, henüz liyakat kesbetmediğiniz hiçbir unvanla, tavırla, sesle, düşünce ve hisle ifade etmeyiniz.
Böbrek sancısı çekiyormuş gibi yapmayınız. İşte ”komik adam” olmamanın birinci şartı.
12. Faaliyetlerinizde Boşluk Bırakmayın.
Parçalardan birinde göstereceğiniz bir ihmal yapacağınız bir hata elde etmek istediğinizden bambaşka bir bütünlük elde etmenize sebep olur.
Öğrenme ve çalışma faaliyeti sistemli olmalıdır. Bu faaliyetin başlangıç ve bitiş noktası arasında en ufak bir boşluk bırakmamalıdır. Öğrenme ve çalışma faaliyeti sırasında bırakacağınız bir boşluk, ihmal edeceğiniz küçük bir konu, uygulanma sırasında çökmenize sebep olur. Tıpkı evde çimento, demir eksikliğinden dolayı depremde yıkımların olması gibi.
13. Sıfıra Çarparsanız Sıfırlarsınız.
Keşke geçmişimizi bir film gibi seyredebilseydik. Hatalarımızı görebilseydik. Geleceğimizi de aynı şekilde...
Düşünün ki hep doğru şeyler yapıyorsunuz. Bir gün gelmiş ki yanlışlar yapıyorsunuz ve doğrulara yanlışlar eklenip duruyor. Yanlış bir daha yanlış, getiriyor. Ve bir de bakmışsınız ki doğrunuz kalmamış.
Hayat herkesi dikkatli, temkinli ve sakin olmaya çağırıyor. “Sıfırlardan” korkunuz küçük bir öfke manalı bir bakış bir anlık bir coşku kılığına girebilen bazen kurt bazen kuzu postuna bürüne bilen “sıfırlar” a çarpıldığınızda sıfırlanmış olursunuz.
Küçücük bir sıfıra çarpan yüz milyonlarca rakamınız, sıfır olur gider.
14. İki İnsan Olmayınız.
Başkalarının sizde görmelerini istemediğiniz sizde olduğunu bilmelerini arzu etmediğiniz bir davranışı-tavrı-işi yalnız başına olduğunuz zamanlarda da göstermeyiniz, yapmayınız.
İnsanların içinde başka, yalnız başına kaldığında başka olan birisinin maddi ve ruhi tavırları kuvvetli bir bütünlük arzu etmez. Öyle bir insan parça bölük bir görüntü verir.
15. Derhal Teşebbüse Geçin.
Yapmayı düşündüğünüz işler, ulaşmak istediğiniz insanlar, gerçekleştirmek istediğiniz tasarılarınız ki, aranıza hayali engeller koymayınız.
Yeter ki derhal teşebbüse geçilsin. Zor gibi görünen işlerin kolaylıkla halledilebileceği görülecektir. Teşebbüs sayesinde hiç ulaşılamayacak zannedilen insanlara ulaşılabilir, gerçekleşmez inadında görünen işler gerçekleştirilebilir.
Teşebbüs için en iyi zaman, niyetin kalple alev olduğu zamandır. Alev parlar parlamaz hareket ediniz.
16. Doğrularınız Yanlışlarınızı Yer.
Hayat sizi samimi görmek ister. Bir yanlıştan sonra hemen bir doğruya koşmanız samimiyetiniz konusunda onu ikna eder. Çünkü hayat doğruları çok olanın yüzüne güler. Her kötülükten sonra bir iyilik, her yanlıştan sonra bir doğru, kötülüğün ve yanlışlığın lekeleri işinde simsiyah olmanızı engeller.
Temizlenmeyen her leke, bir sonra ki ile birlikte biraz daha büyür.
Pantolonunuzda dört leke varsa beşincisinin gelmemesi için fazla dikkatli olamayabilirsiniz. Onun için ilk lekeyi derhal temizlemelisiniz.
Yanlışları doğrularından fazla olan her öğrenci sınıfta kalır.
17. Yumruğunuz Demirleştikçe Eldiveninizin İpeği Kalınlaşmalıdır.
İnsanlara yumuşak davranabilmemiz, olayları yumuşak karşılamamızı kolaylaştırır. İnsanlara karşı sert, kırıcı, haşin davrananlar olaylar karşısında sakin olamazlar.
Güçlüyseniz yumuşak olmanızın bir değeri ve manası vardır. Yoksa yumuşaklık ve sukünet, zayıflığın, çaresizliğin diğer adı da değildir.
18. Kaş Yapayım Derken Göz Çıkarmamak İçin Sağduyu Gerekir.
Kaş yapmak gibi güzel bir niyet nasıl da “göz çıkarmak” gibi bir neticeye dönüşüyor.
Çıkmış gözlerin çoğuna sebep olanlar, kaş yapmak isteyenlerdir. Çünkü onlarda sağduyu yoktu, basiret yoktu, feraset yoktu.
Basiret; kalp gözüyle görebilmek, işinin sonunun nereye varabileceğini doğru kestirmektir. Feraset; çabucak kavrayabilmektir. Sağduyu; gördükten, kavradıktan sonra doğru kararlara varabilmektir. Bu üç kelimenin de manası safha safha ve bir çok yönleri ile birbirlerinde tamamlanırlar.
Sağduyu, bütün sivrilikleri törpüleyen, bizi hayati hatalara düşmekten koruyan, zaman kaybetmemize engel olan, kendimize ve etrafımıza zarar vermememizi sağlayan büyük bir güçtür.
Doğruyu görebilmek için doğruyu hissedebilmek, doğruyu hissedebilmek için de doğru yaşamak gerekir.

Büyük başarılar her saniye tespit edilen gayeler için yaşanmakla elde edilebiliyor. Hayatınızın her saniyesi gayenizin rengi ile renklenmeli onunla dopdolu olmalısınız.
 Elde ettiğiniz her parça bütünle bir irtibat sağlar. Ne kadar küçük olursa olsun elde edilen parça muhafaza edilmeli bütün haşmetine bakılıp küçük görülerek elden çıkarılmamalıdır.
Parçada görülen ısrar bir dinamit gibi patlayıp engelleri yok eder ve bütüne giden yollar açılıverir.
Kamil bir insan olmanın bütün gereklerini aynı anda bir arada yerine getirmeyenler bu bütünlüğe ulaşamaz. Gerekçesi ile elde ettiği merhalelerden geri çekilmezler. O merhalede ısrar ederler. Bütün elde etmek için başka yol yoktur. Zafer önce küçük mevzilerde kazanılır.
21. Atların Önüne Mücevher Dökmeyin.
Bilginizi, hünerinizi, kültürünüzü kolay kazanmadınız. Bunları elde etmek için bir çok sıkıntıya katlandınız. Şimdi bunları niçin yanlış adamların önüne dökeceksiniz. Çarçur etsinler, sizi çileden çıkarsınlar diye mi? Atların saman yediğini unutmayın. Onların önüne mücevher dökmekten daha şaşkınca bir hareket olabilir mi?
22. Tertemiz Bir Kalple Yürüyünüz.
Karşılan her tehlike ve zorlukla baş edebilmenin ilk şartı ona tebessümle bakmaktır. Kin kene gibi ruhun kanını emer. İnsanı alev alev bir bir düşmanlık hissine kitler. Duyu organlarını hasis eder. Hata üzerine hata yaptırır.
Affetmek nefsin terbiyesi ve güçlü irade için verimli etkili bir eğitim yoludur. Çabuk affeden birisi olursanız her zaman yanınızda birilerini bulabilirsiniz.
23. Sözünüzün Eri Olun.
Söz bahsinde iki yol vardır. Birincisi, olur olmaz söz vermemeliyiz. İkincisi, söz verdikten sonra mutlaka sözümüzü tutmalıyız.
Sözünü tutmayan insanlar güvenirliklerini kaybederler. Sağlam dostluklar güvenilir insanlarla yapılırlar.
Söz verilip de yapmamak insanı basitleştirir. “Sözünün eri” gibi nitelendirilmek istiyorsanız mutlaka verdiğiniz sözleri yerine getirin.
24. Artık Güzel Bir Sabır Gerek.
Sabır, zamanı lehimize çevirme sanatının adıdır. İnsan kendisini en çok kontrol ettiği, dış etkilerden en çok koruduğu andır sabırlı olduğu an. Yani sabırlı olma hali tam bir şuur halidir.
Bir bela anında olan sabır, başarı karşısında da gerekir. Sabırlı insan kendisini sorgulayan, nerede hata yaptığını araştıran insandır.
Muhteşem zaferler, baş döndürücü başarılar, büyük belalar, küçük sıkıntılar mı, ne olursa olsunlar gelip çattıkları zaman, artık güzel bir sabır gerek.
25. Kararlı Olmanız Hedefi Yıldırır.
Karar vermek hedefi kuşatmak demektir. Hedefin karşısında büyümektir. Hedefi yıldırmaktır.
Başarınız karalı olduğunuz ölçüde büyük olacaktır. Kendinizi hedefe kilitleyeceksiniz ve o kilidi açması muhtemel bütün anahtarları ortadan kaybedeceksiniz.
Kararlılık diye işte buna denir.
26. İrademizin Sırtında Gidiyoruz.
İrade kuvvetlerimizi kontrol edebilme ve isteklerimiz doğrultusunda yöneltebilme gücüdür. Hepimiz irademizin sırtında gidiyoruz. O ne kadar güçlü olursa o kadar yol alırız.
27. Korkunuz Korktuğunuza Güç Verir.
Korku, insanın gücünü sıyırır, parçalar, dağıtır. Gücü böyle kullanılamaz bir hale gelmiş birisinin karşısında karşı kuvvetler defalarca katlanmış bir güce kavuşurlar. Bu manası ile korku, karşı kuvvetlere fazladan bir güç vermektir. Korktuğunuz an korktuğunuz şey güçlenir. Hem de sizin gücünüzle.
28. Kuvvetlerinizi İyi Komuta Etmelisiniz.
İnsan, şahsiyetinin hem sebebi hem neticesidir. Doğuştan getirdiği özellikleri iyiye, güzele, faydalıya çeviren çevre tesirini İlahi ışığın tesiri altında bir bir eleyen yada denetleyen insanlar, insan akıl, şuur ve iradesinin büyük komutanlarıdır.
Başarılı olma sırlarının başında işte bu komuta gücü gelir. Kuvvetleri oranında iyi bir komutan olan herkes büyük zaferler kazanır. Kötü komutan mevcut kuvvetlerini de elden çıkarır.
29. Samimi Pişmanlık Gelecekteki Hataları da Önler.
Geleceğin tehlikelerinden hata ve kusurlarından korunmak mümkündür. Bunun yolu geçmişin hata ve kusurlarından büyük bir samimiyet içinde pişmanlık duymak ve tekrar hata ve kusura düşmemek için kesin karar vermektir.
30. Danışma, Mesele Üzerindeki Aydınlığın Artırılmasıdır.
Her şeyi bilmeniz mümkün değildir. Daha önce binlerce kişinin gidip geldiği yollarda kaybolmak ahmaklık olur.
Başkalarını gayretlerini, bilgilerini, tecrübelerini, fikirlerini, kendi gayret, bilgi, tecrübe ve fikirlerimize katma faaliyeti olan danışma yakın dostlarımızdan biri olarak yanımızdan hiç ayrılmamalıdır.
31. Anahtar Aramak Yerine Anahtar Olabilmelisiniz.
“Bak bağa” dedi. Dr. Rahmi Eray: “İnsanlar ekseriye geri dönecekleri zaman kendilerine lazım olacak kapıları elleriyle kapatırlar.”
32. Kendinizi İfade Etmekten Kaçınmayın.
“Şu olur bu olur” diye kendinizi dar kalıpların, küçük dünyaların içine hapsetmeyin. Mümkün olan her zaman ve zeminde kendinizi ifade edin. Kendinizden haberler verin. Hele bir harekete geçin, olabileceklerle ondan sonra uğraşırsınız.
33. Zamanında Yapılmayan İş Yapılmamış İştir.
Her işi zamanında yapmak ayrı ve önemli bir sanattır. Çünkü zaman bir çok şeyin değerini arttırırken, bir çok şeyin değerini de azaltır.
Bu günün yapılması gereken işleri vardır. Bu işleri bu gün bitirmeliyiz. Bu gün yapılması gereken bir iş yarına bırakılırsa yarının bir işi ile birleşip iki iş olmaz. Belki beş belki on beş iş olur. Bu gün yapılması gerekirken yapılmayan bir iş yarını olduğu gibi tahrip edebilir. Yalnız yarını değil yarınları etkileyebilir.
Gaye adamı; “bu günün işini yarına bırakmaz.”
34. Küçük İkazların Büyük Değeri Vardır.
Hatalarımızı gösteren, eksiklerimizi tamamlamaya çalışan, yanlışlıklarımızı düzelten insanlara kızmamalıyız. O insanlar sayesinde bir çok yanlıştan kurtuluruz.
Yalnız insanlar değil, zaman zaman küçük aksilikleri de ikaz ederler. Nasıl küçük ikazlar büyük felaketlerin önlenmesini için çok değerliyse, küçük aksiliklerin de ikaz değeri büyüktür.
35. İnsana Yaklaşmak Önemlidir.
İnsana doğru zamanda doğru zeminde, doğru tavırla yaklaşma insanı tanımaktaki zorlukların gerektirdiği tehlikeleri en aza indirir.
İnsanı tam tanıyamamamız bir eksiklik değildir. Ama ona yanlış yaklaşmamız hayati bir eksikliktir.
“Her insan bir limandır, usta bir kaptan bekler."
36. Küçük Bir Eylem Çok Sözün Önünde Gider.
Önemli olan eylemdir. Netice eylemle sağlanır. Toplumu şekillendirenler, önderlik yapanlar güç elde edenler eylem adamlarıdır.
Söz ve düşünce, eylemi hazırlamadığı, eylemi gaye edinmediği, söz ve düşünce sahipleri eylemi ertelediği müddetçe meseleler havada kalır.
37. İnanç Kuvvetin Ruhudur.
İnanç maddi ve manevi kuvvetin bir arada yoğunlaşmasını sağlayan katalizördür. İnanç yetersiz olduğunda, konsantrasyon yetersiz kalır. Karateci 20 kiremidi tuz buz edeceğine inanmadan darbesini indirdiği taktirde olan eline olacaktır.
Bir amaç peşindeki adamın yapacağı da budur. Bütün kuvvetleriyle seçtiği noktaya inançla yüklenecektir.
38. Güzel Bakanlar Güzel Görürler.
Hayata güzel gözlerle bakanlar güzel şeyler görecektir. İyimserlik hoş görüyü, yeniden çalışma gücünü, nezaketi de beraberinde getirir. İyimserlik baktıklarımızda olması gerekenleri onlara yakıştırmaktır.
39. İnsanlara Anlayış Derecelerine Göre Hitap ediniz.
İnsanların en haklı oldukları konular da bile haksız, en bilgili oldukları konularda bile bilgisiz bir hale düşmelerinin sebebi, muhataplarının dilini keşfetmeden sözü sürdürmeleridir.
Çoğu zaman basit bir şeyi anlamayan adam değil, basit bir şeyi anlatamayan aptaldır.
Sadi’ye göre “Bir cahille yaka paça olursanız sizin alim olduğunuz biraz şüphelidir.”
40. Tabii Olunuz.
Beğenilmek istediğini belli eden biri beğenilmez. Bu isteğinizi hissettirdiğiniz anda sözleriniz, tavırlarınız, bakışlarınız, gösteriye dönüşür.
41. Sırlarınızı Ölünceye Kadar Saklayınız.
Hiçbir insan sizinle aynı şartlar altında değildir. Her insan, başka bir insandır. Geleceğin kimi neye yönelteceği, kimi hangi hale getireceği tahmin edilemez. Öyleyse dostlarınıza ve düşmanlarınıza bir ihtiyat payı ile bir mecburiyettir. Ne sırrınızı başkasına verip özel olan şeyin özelliğini yitirin; ne de başkasının sırrını alıp ilerde ihanet etmekten kaçının.
Sizin için artık önemli görülmeyen sırlarınızın başkaları tarafından ne kadar önemli hale gelebileceğini tahmin edemezsiniz.
42. Sözleriniz İnsanlarda Yaşar.
Hedefe yürüyen adam yoluna yeni engeller dikmemek, muhtaç olabileceği kapıları elleri ile kilitlememek ve hayatın sevgi dengesine çomak sokmaktan ötürü şiddetli bir ceza görmemek için, hiç kimse hakkında onların hoşlanmayacakları şekilde, hoşlanmayacakları zamanda ve zeminde sarf etmemeliyiz.
En amansız düşmanlarınız gururlarını rencide ettiğiniz insanlardır.
43. Konuşmak Yada Susmak İşte Bütün Mesele.
“Savaşı da keser, barışı da keser" denilen dilden bahsediyoruz. Şu bütün başını belaya sokan dilden.
Susmanın ve konuşmanın kesiştiği mayın dökülen hatlara düşüverdi mi yolunuz artık atacağınız her adım hayatınızı etkileyecektir.
44. Faziletler Sağ Duyunun Kontrolü Altında Olmalıdır.
Sahip olduğumuz faziletler ölçüsüz büyük olmalı ama ölçü tatbik edilmelidir. Sağduyu faziletleri de kontrol altında tutmalıdır. Sağ duyunun kontrolünden çıkmış faziletler birer zaafa dönüşür.
Affetmek faziletini bir akrepte tezahür ettiren birisi o akrebin bir başkasını sokmasına sebep olur. Tabi kendi kurtulmuşsa......
45. Kibir Emeği Kirletir.
Kibir, insanın dehşetli bir unutkanlık halidir. Nereden gelip nereye gittiğini unutmasıdır.
İnsan tabi ki emeğinin haysiyetini koruyacaktır. Korumalıdır da. Fakat emeğin haysiyeti kibirle korunmaz. Kibir emeği kirletir.
46. Küsmeyeceksiniz...
Her gaye adamı bütün gücüyle kendisi hakkında şu kanaati oluşturmaya çalışmalıdır: “O, hiçbir şeyden dolayı hiç kimseye küsmez. Düşmanlarına bile.”
Bir insana küsmeniz, o insana hakkı olmayan değeri ilave ederken, sizden de değer eksilmesine neden olur. İnsanlar kinleriyle, küskünlükleriyle büyüyemezler. Bunları alt etmek için gösterecekleri çaba ile büyürler.
Hiç kimseye küsmeyeceksiniz....
47. Portakalı Övmek Onu Sevmeyenler İçin de Bir Mecburiyettir.
Hazır bulduklarıyla övünmesinde mantıksızlık, şuursuzluk olan insanın, hazır bulduklarına katkılarıyla hazır bulduklarının yardımıyla ortaya koyduğu emekle övünmesinde de maşeri bir hesapsızlık ve çirkinlik vardır. Çünkü emek övülmez, övünür.
Siz portakal olmaya bakın. Kendinizi övmeye gerek kalmayacaktır. Övülmeye müstahak olan haliyle övmesini bilendir. Kendi kendilerini övmeyendir.
48. Hayat Unutmaz, Hayat İsraf Etmez.
Hayatın terazisinden kaçabilecek hiçbir iyilik ve kötülük yoktur. Bunları insan bilse de bilmese de sizin ağırlığınız bir artar bir azalır. Hayat terazisi her iyiliğinizi ve kötülüğünüzü tartabilecek, bir kenara yazabilecek hassasiyettedir.
49. Küçük Şeyler Büyük Şeylerdir.
Nice şiiri yüzyıllar sürecek bir ömre kavuşturan şey, bazen bir virgül bazen bir kelimedir.
Virgülleri noktaları yanlış kullanılmış hayatın neticesi yavanlık, renksizlik, sevimsizlik, ahenksizlik, manasızlıktır.
50. İnsanlara Karşı İstisna hareket Etmeyin.
İnsanlar istisnalar karşısında istisna çözüm yolları takip ederek önemli kazançlar elde edebilir. İstisnalara karşı genel hükümleri uygulayanlar ise büyük zararlara uğrayabilirler. İstisnaların imtihanı gerçekten çetindir. Her zaman karşılaştığınız insan her zaman ki gibi davranmıyorsa siz de her zaman ki gibi davranmamalısınız.
51. Her Zaman Daha İyisini Yapmaya Çalışın.
“Bütün yazılarımdan pişmanım hepsinden utanıyorum” diyordu Peyami Sefa. “Onun için daima daha iyisini yazmaya çalışıyorum."
Daha iyisini yapabilmemiz için önce bir şeyler yapmanız gerekir. Daha iyisi bir önceki yaptığınızdan daha iyi olandır.
Hedef adamı mazereti olmayan adamdır.
52. Bilgi Emeğin Şuurudur.
Bilgi ve emekle pişirilmemiş bir yetenek kalıcı zaferler elde edemez.
Siz de edebiyata mal olmuş bir şair olmak isterseniz “Mısralarınıza” emek vermelisiniz.
Zira bilgi emeğin şuurudur. Şuursuz emek zaman ve kuvvet kaybıdır.
53. Kullanılan Bilgi Yanına Yeni Bilgiler Çeker.
Yeni bilgiler edinmek mevcut bilgilerin kullanılmasına bağlıdır. Mevcut bilgileri kullanmaya, o bilgilerin gösterdiği yolda hareket etmeyen birisinin yeni bilgiler edinmesi mümkün değildir. Uygulanan bilgi mıknatıs gibi yeni bilgiler çeker.
54. Unutmak İlmin Afetidir.
Unutmak emeğimizin ve zihin gücümüzün bir ölçüde de olsa israf edilmesidir. Her şeyi hatırlamamız gerekmez. Bu zaten mümkün değildir. Fakat bize daima lazım olacak bir bilgiyi unutmamız gerçek bir afettir. Bilginin kullanılabilir durumda bekletilmesi onun unutulmaması ile mümkün olur. Kullanılması da hem genişletilmesini hem de unutulmamasını sağlar.
55. Başkalarının Ayıpları İle Beslenerek Yaşama İmkanı Yoktur.
Ayıp peşinde koşmak bulunan ayıpları ortaya dökmek bunu yapan için kafi bir ayıptır. Kendisi için de başkaları mutlaka öyle davranacaktır.
Hedef adamı ruhunu canlı tutmak zorundadır. İnsanların ayıplarını ortaya döken kişinin ruhu canlı kalamaz. Başkalarının ayıpları ile beslenerek yaşama imkanı yoktur. Şeref sahibi her insan başkalarının ayıplarını görmekten üzüntü, bu ayıpları örtmekten; saklamaktan sevinç duyar.
56. Baldan Tatlı Olan Öfkenin Neticesi Zehirden Acıdır.
Öfke, neler olup biteceğini asla kestiremeyeceğiniz, neler olup bittiğini de asla hatırlayamayacağınız bir yolculuktur.
Böyle bir yolculuğa cüret etmeyiniz, çünkü, akıl işi değildir.
Evet öfke gelir yüz sararır, öfke gider yüz kararır.
57. İyilikleri Karşılıksız Bırakmayınız.
İyilik-yardım bahsinde bir şey olmamış gibi davranmak hiçbir şey olmamış gibi netice verir.
Hiç olmazsa candan bir teşekkürü, hak edenlere çok görmeyin.
58. Hareket Düşünceden Önemlidir.
Hedef adamı bir yere önce hareketleri sonra düşünceleri ile girme gerektiğini çok iyi bilmelidir.
Düşüncenize karşı bir sempati oluşmasının ön şartı hareketlerinizin imtihanında iyi birer not almasıdır.
59. Güllerin Yanındaki Çalı Çırpı da Gül Kokar.
İyiliği iyilerden kötülüğü kötülerden öğreniriz. Şu “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” sözünü birde şöyle ifade etmekte fayda var. “Bana arkadaşını söyle sana ne olacağını söyleyeyim.”
60. Ölçülü Olabilmeliyiz.
İnsanın yapısı ölçünün de kendisidir. Ölçülü yaratılmış bir insan ölçülü yaratılmış dünyada yaşarken ölçülü olmak zorundadır.
61. Kişiliğinizin Hudutlarını Koruyun.
Size yapılmasını istemediğiniz hareketleri, söylenmesini istemediğiniz sözleri başkalarına yapmayınız, söylemeyiniz.
62. Bir elma On Kişide On Elmadır.
Her şeyi bilmediğinizi kabul ettiğiniz, fikirlerinizi değiştirmeye hazır olduğumuz anda daha bir çok şey öğreneceğiz demektir.
63. Başarmak Herkese Karşı Görevimizdir.
Ayakları olmayanlar için de yürüyeceksiniz. Görmeyen gözler için de göreceksiniz. Uykusunu yenemeyenler için de uyanık duracaksınız.
Bu şuurda olan bir insan başarmak için gerekli şartları süratle sağlıyor demektir.
64. Paranın Kölesi Değil Efendisi Olmalısınız.
İnsan, dünyada bir yolcudur yada bir misafirdir. Dünyanın sahibi değildir. Burada geçici bir hayatı yaşamaktadır. Üstelik bu misafirlik oldukça kısadır.
65. Eliniz Yetiyorsa Sözünüzün Kıymeti Yoktur.
Bir yanlışlığa karşı, sözle yapacağınız müdahalenin netice vermesi için gerçekten elle müdahale gücünün olmaması gerekir.
66. Merhamet Edin Ama Merhamet Beklemeyin.
Siz merhametli olunuz merhamet ediniz fakat asla kimseden merhamet beklemeyiniz. Çünkü merhametsizler daha çok kendileriyle ilgilendikleri için onlara gerçekleri anlatabilmek daima zordur.
67. Mesleğinizin, Meraklarınızın ve Amaçlarınızın Büyüklerini Tanıyınız. Hedefe yürürken o dostların, büyüklerin maddi ve manevi yardımları yanınızda olabilir. Bu dostlarla münasebetlerinizi geliştirmek bu dostlara bir derinlik kazandırmak sizin için insani bir görev ve akılcı bir harekettir.
68. Zamana Saygılı Olun.
Zamanı iyi kullanmanın zamanın gücünden istifade etmenin ilk şartı, güne erken başlamaktır. Zamanı yanınıza çekebilmek için onu ciddiye aldığınızı göstermelisiniz.
69. Başarısızlıklar Büyük Başarının Öğretmenidir.
Amacımıza yürürken hem başarısızlıklarımızı hem başarılarımızı tevekkülle karşılayabilmeliyiz. Her yeni hamlede ona çok ihtiyacımız vardır. Başarısızlık denen öğretmene asi olmayın.
70. İbadet.
İbadetlerinde aksamayan, tökezlemeyen herkes, her söz ve hareketine kalıcı değer kazandırır. Allah’ın hudutlarının aşılması büyük karışıklığa sebep olur. Oruç açlığa, tasarruf cimriliğe, cömertlik israfa dönüşür.
İbadet, Allah’ın hudutlarının aşılmaması için uymaya mecbur olduğumuz fiziki ve ruhi disiplindir. Bilme ve bildirme halidir. İbadet sınır ve manasına çekilmemiş her hareket bir kayıptır. Hayatın sahibiyle irtibatını temin etmediğimiz hiçbir hareketimizin ve sözümüzün kıymeti yoktur. Çünkü hayat kıymetini ondan almaktadır.
|
|
|
|